Her gün 6 milyar emoji kullanılıyor

17 Temmuz | Dünya Emoji Günü’nde emojilere dair kapsamlı araştırma yayınlandı. Emojiler kimi zaman kelimelerin yetmediği anlamları üstlenerek dijital iletişimin vazgeçilmezine dönüştü. İnternette toplam 3.664 emoji olduğu bilinirken, Türkiye’yi de kapsayan güncel bir araştırmada bazı emojilerin dünyanın farklı yerlerinde olumsuz anlamlara geldiği tespit edildi. Türkiye vatandaşlarının en sevdiği emojiler “kahkahaya boğulan emoji” ile “gözetleyen surat emojisi” olurken, en çok kafa karıştıran emoji ise “kanatlı para emojisi” olduğu belirlendi.

17 Temmuz | Dünya Emoji Günü’nde emojilere dair kapsamlı araştırma yayınlandı. Emojiler kimi zaman kelimelerin yetmediği anlamları üstlenerek dijital iletişimin vazgeçilmezine dönüştü. İnternette toplam 3.664 emoji olduğu bilinirken, Türkiye’yi de kapsayan güncel bir araştırmada bazı emojilerin dünyanın farklı yerlerinde olumsuz anlamlara geldiği tespit edildi. Türkiye vatandaşlarının en sevdiği emojiler “kahkahaya boğulan emoji” ile “gözetleyen surat emojisi” olurken, en çok kafa karıştıran emoji ise “kanatlı para emojisi” olduğu belirlendi.

Yüz ifadeleri, nesneler, yerler, hava durumu, hayvanlar ve bitkiler için ayrıntılı tasarımları ve artan alternatifleriyle emojiler, dijital iletişimin vazgeçilmez öğelerinden birine dönüştü. 17 Temmuz | Dünya Emoji Günü’nde, akademik çalışmalara göre her gün 6 milyar adet kullanılan ve evrensel bir dil formuna kavuşan emojilere dair bir araştırma yayımlandı. Online yabancı dil öğrenme platformu Preply tarafından yürütülen araştırma, emojilerin farklı kültürlerde yaygın anlamlarından daha farklı anlamlara gelebileceğini ve olumsuz durumlara sebep olabileceğini gösteren bilgilerle paylaşıldı.

“Baş parmak havaya” emojisi hakaret olarak algılanabiliyor

Derlenen verilerde, Türkçede “kabul”, “çok iyi”, “onaylıyorum”, “beğendim” gibi anlamlarla kullanılan “baş parmak havaya” emojisinin, Asya’da oldukça kaba bir el hareketi olarak görüldüğü belirtildi. Preply tarafından bin kişinin katılımıyla yürütülen ve Türkiye’de emoji kullanımına dair incelemeleri de içeren araştırmada, 5 kişiden dördünün (%83), bu emojinin farklı ülkelerdeki olumsuz anlamını bilmediği görüldü. Preply, yaygın anlamı onaylama, beğeni, kabul olan bu emojinin İran, Irak, Afganistan ve Nijerya gibi ülkelerden kişilerle sohbet edilirken dikkatli kullanılması gerektiğine dikkat çekti.

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Preply Avrupa Bölge Müdürü Mustafa Ali Sivisoğlu, “Emojiler evrensel bir dile dönüşse de bazı kültürlerde farklı ve olumsuz sayılabilecek anlamlara gelebiliyor. Dijitalleşen çağda herkes, her ülkeden farklı kullanıcılarla online ortamda iletişim kurabiliyor. Preply olarak olası olumsuzlukların önüne geçmek için bu çalışmaya imza attık” dedi.

Çin vatandaşları “gülen yüz” emojisine alınabiliyor

Açık kaynaklardan derlenen veriler, Türkçede sakin, dingin, bilge bir tebessümü temsil eden gülen yüz emojisinin Çin’de daha farklı bir anlama gelebileceğini de gösterdi. Çin’de gülen yüz emojisinin, gönderilen kişi için küçümseyici bir anlam taşıyabildiğini belirten Mustafa Ali Sivisoğlu, “İnternet tarihinin en eski emojilerinden sayılan, başka bir varyasyonu’ kahkahaya boğulan emojinin’ Türkiye’de en çok kullanılan emojilerden biri olduğunu bildiğimiz gülen yüz emojisi bile, farklı kültürlerde farklı anlamlara gelebiliyor. Bu anlamlar dönemsel olarak da şekillenebiliyor. Örneğin Fransa’nın meşhur hamurişi kruvasan, Avrupa Birliği içinde Brexit’e karşı çıkmak olarak anlaşılıyor. Bu kavrayışın köklerinde ise Brexit referandumundan önce, Paris’teki Kings Cross İstasyonu’nda, sınırda oy verecek olan vatandaşları kruvasan hatırına Avrupa Birliği’nde kalmaya ikna etmek için 600 adet kruvasan dağıtılması olayı yatıyor” diye konuştu.

“Dil öğrenirken yanlış anlaşılmalardan çekinmemek gerekiyor”

Emojilerdeki anlam farklılaşmasının dünya üzerindeki 6.500 dil düşünüldüğünde daha da kapsamlı bir hale geldiğini hatırlatan Preply Avrupa Bölge Müdürü Mustafa Ali Sivisoğlu, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Dil öğrenen kişilerin yaşadığı en büyük endişelerden biri de yanlış anlaşılmak, anlaşılmamak, yanlış yorumlanmak. Jestlerin, kelimelerin, ifadelerin, hatta emojilerin dahi kültürden kültüre farklılaşan anlamları olduğu düşünüldüğünde, bu oldukça anlaşılabilir gibi görünüyor. Yine de dil öğrenme gayretinde olan kişilerin bu korkular sebebiyle pratik yapmaktan, ana dilini konuşan kimselerle iletişim kurmaktan çekinmemesi gerekiyor. 58’den fazla ülkede dil öğrenmek isteyenleri doğru eğitmenlerle online ortamda bir araya getiren Preply olarak farklılıkların zenginleştirdiğini, etkileşim kurmanın öğrenmenin olmazsa olmazı olduğunu düşünüyoruz. Yeni bir dil öğrenmek isterken o dili nitelikli eğitmenler, başarılı dil öğretmenleri ve ana dilini konuşanlarla pratik etmek isteyenleri Preply’ye bekliyoruz.”

scroll to top